İki Yüzlü Olmamak İmkansız !

Bence bu duruma mağruz kalıyoruz.Ve biz bile bile hemde fark bile etmeden iki yüzlülüğü öğreniyoruz.Bu durumu bize öğreten,evet bize öğreten anne ve babalarımız şaşırdınız değil mi? İşte gerçek bu nasıl mı?

Tabi bunu küçükken anlamayabilirsiniz ya da okurken fark etmemiş olabilirsiniz çünkü uğraşacağınız farklı şeyler var.Şöyle bir giriş yapmak istiyorum anne veya babanız size karşı iyidir.Değil mi? Tabi iyi olmayanlarda var istisnalar kayideyi bozmaz bilirsiniz 🙂 Ama bide şöyle düşünün size anne ve babalarınız iyiyse kardeşlerinize karşıda iyidirler değil mi? Yani anne ve babalarımız iki yüzlü insanlardır.Siz bunu iyi mi? Kötü mü ? Nasıl anlarsanız anlayın. Ben bunu iyi veya kötü olduğu için anlatmıyorum . Yani anne ve babalarımız iki yüzlüdür.Ve iki yüzlü olmayada mahkumdur.Düşünsenize iki yüzlü olmadıklarını sizin işinize gelen bir olay veya durum kardeşiniz, ağabeyiniz, ablanızın işine gelmeyebilir bunu anne ve babanız nasıl halledecek işte iki yüzlülükle. Şöyle arkanıza yaslanmanızı ve düşünmenizi istiyorum biraz büyük atalım siz anne ve babanızdan araba istediniz,tabi alırsa 🙂 size araba alındığını düşünün ağabey, abla,kardeş de isteyecekdir.Bu durumu nasıl halledecek veya idare edicek sanıyorsunuz iki yüzlülükle 🙂 ve bunu başarıyorlar hallediyorlar size farklı konuşup ağabeyinize ,ablanıza ,kardeşinize farklı konuşarak yapıyorlar.

Evet fark ettiğim bir olayı anlatmak istiyorum.Arkadaşım ile tatile çıkacaktık ve bunu yapmamız için tabi para gerekli 🙂 Anne ve babalarımızı kafalayıp sonra para istiycektik. Neyse tabi ben hiç fark etmeden olaylar gelişti konuştuk filan para da istedik tabi 🙂 arkadaşımın anne ve babasından şu sözler çıktı ” daha yeni ağabeyine para verdik olum onun borcu varmış yazık onu halletik paramız kalmadı seneye gitsen olmaz mı?” Dediler.Arkadaşımda tamam dedi.Yani anlayacağınız bizim tatil işide yattı acayip üzgünüz falan filan 🙂 Ben arkadaşımı çağırmak için evine gittim.Marketden bişeyler almaya gitmiş.Bende evde bekliyorum .Sonra ağabeyi, anne ve babasına hiç fark etmeden dikkatimi çekti. Ağabeyi anne ve babasına anne ben arkadaşlarla konsere gitmeliyim dedi.Biraz para lazım verebilirmisiniz dedi.Anne ve babasından şu sözler çıktı”Olum kardeşin tatile gidecekmiş ona verdik.Birdakine artık dediler.”

Diyorum ya anne ve babalarımızın iki yüzlü olmaması imkansız dolayısı ile bizimde iki yüzlü olmamamız imkansız.İki yüzlü oluyorlar ama fark etmiyorlar bizim gözümüzün önünde yapıyolar.Yani ne konuştuklarını kime ne şekilde konuştuklarını pek kestirmemiz imkansız gibi geliyor bana.

Onlar iki yüzlü olmaya mahkum şöyle bitirmek istiyorum.Bizim kaç tane anne ve babamız var.Cevap çok açık 1 tane değil mi? Peki anne ve babanızın kaç çocuğu var ……?1 mi? 2 de olabilir değil mi? Bence bu soru sizi aydınlatmaya ve beni anlamaya yeticektir. Dünyada tek olmanın farkına varmak umuduyla,hoşcakalın 🙂

Reklamlar

Kim Size Sahip?

Bu soruyu ilk sorduğumda klasik cevaplar aldım.İşte Aile,eş,dost dini mezhepe dayanan iman tarzında cevaplar aldım.Aslında kimse bilmiyor kendilerine kimin sahip olduklarını bilmedikleri içinde düşünmüyor ve sonunun kötü mü?İyi mi?olucağını kestiremiyorlar.Açık söyleyim bende bu tarz insanların içindeyim bana kimin sahip olduğunu bilmiyor ve mantıksız hareket ediyorum.Zaten Kendilerine kimin sahip olduğunu kimsenin bildiğini sanmıyorum. Aslında biliyolar ama düşünmüyolar.

Evet.Aslında sahip olduklarınız sonunda size sahip olur.Nasıl mı? Bilmiyoruz nasıl bize sahip olduklarını çünkü düşünmüyoruz uygulamıyoruz sınırlar koymuyoruz.Böyle yaşamın ne önemi var değil mi? Şimdi şu soru ile konuyu derinleştireyim biraz. Siz sahip olduklarınız için mi yaşıyorsunuz? Ya da Bir şeye sahip olmak için mi yaşıyorsunuz?Bunun cevabı sizde 🙂

Geçen günlerde bir arkadaşım araba almış böyle gıcır gıcır.Gel seni gezdireyim dedi bana.Bende kabul ettim tabi 🙂 Neyse yolda gidiyoruz yolun yarısında tadilat olduğu için başka yola yönlendirdiler bizi.Bizde o yoldan gidicektik ama yol çok bozuktu ve aklı olan o yeni araba ile o yola girmeye kalkışmazdı.Girseydik bize deli diyebilirlerdi:)Neyse girmedik gittik Otoban yolundan ücret vererek bozuk olmayan yoldan devam ettik.

İşte gördünüz mü sahip olduğunuz araba sonunda size sahip oldu.Bu mümkün mü?-Tabi mümkün. Bu araba ile sınırlı değil cep telefonları bisikletler,saatler ayakkabılar ve bir çok şey.Anlamanız öyle uzun sürmedi değilmi size kimin sahip olduğunu?Ne yazık ki normal yaşantımızda bunları düşünmüyoruz. Aslında bizim cansız hiç bir hükmü olmayan metal eşyaların veya elektronik cihazların bize sahip olduğunu bilmiyoruz.Bu çok acımasız bir durum.Ve dahada kötüsü bunların bizi bir kukla gibi oynatmasına izin veriyoruz.Bu akıl almaz bir durum değil mi?Ama yapıyoruz.Kitap okumak yerine Video dinliyoruz.Yazmak yerine kopyala yapıştırı tercih ediyoruz.Birilerine ihtiyaç duymak yerine telefonlarımıza ihtiyaç duyuyoruz çünkü onlara mecburuz mecbursunuz.Bunlara engel olamıyoruz olamıyorsunuz.Neden mi? Çünki kolay zahmetsiz.Telefon almak için borç yapıyoruz ödemek için zorlanıyoruz ama yinede alıyoruz.İçimizden kaç kişi kitap almak için zorlanıyor.Cevap çok açık çok çok az kişiler.Sizler sanıyorsunuz ki sahip olduğum şeyler benim. Yanılıyorsunuz sahip olduğunuz şeyler aslında size sahip.

Herkesin kendi çıkarları için menfaat peşinde koştuğu bu dünyada başarı için birbirlerinin üzerine basarak bişeyler elde edildiği bu dünyada bizim kukla olmamız çokta anormal bişey değil değil mi? 😦

Kimler Mutlu?

Evet kimler mutlu görelim bakalım.Sorsanız hepimiz mutluyuz değil mi? Kime göre?Neye göre mutluyuz?Siz hiç mutlu bir insanın evet ya ben çok mutluyum bugün filan dediğini duydunuz mu?Çünki mutlu insanlar mutlu olduklarını düşünmez hatta kendilerine hatırlatmazlar işte onlar gerçek mutlu insanlardır.Bizler ise mutlu olmayı bırakın mutsuz olduğumuzu düşünerek bir o kadar daha mutsuz oluyoruz.Sizce bu yaptığımız kendimize eziyet değil mi?Kendi yaşamımızı kötüleştiriyor yaşanmaz hale sokuyoruz.Bu kimsenin şuçu filan değil bu bizim aptallığımız.Suçu ilk önce kendimizde aramalıyız çözümler bulmalıyız.Biz ise çözüm bulmak yerine sorunlardan kaçıyor ve dolasıyla çözecek sorunumuz olmuyor ve o sorunlarla yaşayıp mutsuz oluyoruz.halbuki dışarıda o kadar mutlu olucak şey varken kendi kabuğumuza çekilip sorunlarımızla savaşıyoruz ancak çözmek istemiyoruz çünki korkuyoruz.Bizim gibi yapmayanları kınıyor eleştiriyoruz çünki onlar gibi değiliz sorunlarımızı çözmek yerine savaşıyoruz.Bırakın sorunlarınız kazansın savaşı. Siz çözümlere bakın inanın bana çözdükce üzerine gittikçe herşey daha güzel olucak.Böyle yaşamaya devam ettikçe hep birilerini eleştirir durursunuz çünki sizin yapmadıklarınız başkaları yapıcak sizin saçma sapan düşünceleriniz yerinde saymaya devam edicek.Unutmayın mutlu insanlar aynada kendine mutlu olduklarını söylemezler.Gerçek mutluluk budur.Lütfen artık mutlu olmak için değil,mutlu olmayı düşünmek içün değil yaşamak için yaşayın.İşte sizde aradığınız her neyse bulucaksınız.

Yeni başlangıçlar için kendinizi değerli hissetmeniz için cidden bişeyler yapmak istiyorsanız artık yeter bıktım bişeyler olmalı diyorsanız size tavsiyem böyle düşünmeleri bırakın.Bırakın dünya kendi halinde dönsün:)

Seçim Yapmayı Biliyor Musunuz?

Seçimler çok önemli rol oynar hayatımızda.Bişeyleri seçmek önceliğimizi belirler ve seçtiğimiz şeylerle uğraşıp seçmediklerimizi bir kenara bırakmamız gerekir.Ama malesef biz bunu pek başaramıyoruz yada başarmak istemiyoruz. Çünki seçtiğimiz şeylerden çok seçmediklerimiz için pişman oluyoruz.Seçmediğimiz için kendimizi şuçluyor kendimizi aptal yerine koyuyoruz neden mi?Cevabı çok zor olmasa gerek.

Öncelike seçimimizde nelere dikkat etmemiz gerekir

  • Ne yapmak istediğimiz bilmek ve ona uygun yollardan seçime gitmemiz lazım.
  • Kendimiz iyi tanımamız lazım ve bize uygun seçimler yapmamız lazım.
  • Çicekler hiçbir zaman açmak için acele etmezler.Seçim yaparken acele etmemek, üzerinde kafa yormak gerekir.
  • Gerçekten istediğiniz şey için seçim yapın seçim yapmak için yapmayın(Üniversiteyi okumak için okumak gibi)
  • Bir şeçimi yaparken isteyerek yapmak çok önemlidir isteksiz yapılan seçim seçim değil bitiştir.(İstemediğiniz mesleği yapıyor olmak gibi)

Peki nasıl yapıcaz bu şeçim işini nasıl bişeyi seçtikten sonra seçmediğimiz seçimlerimizi düşünmeden seçtiğimiz şeye odaklanacağız.Size şöyle anlatmak istiyorum.Geçen günlerde canım çok sıkılıyordu ve sinemaya gitmeye karar verdim.Gitmeden önce hangi filmler vizyonda filan diye araştırdım. İki film arasında kaldım.Dedim ki sinamaya gittiğimde seçerim. Sinemaya gittim ve kararsızlığım başladı çokda içime sinmeden bir filmi şeçtim ve girdim.Film başladı ama ben filmi izliyorum ama aslında izlemiyor olduğumu fark ettim.Çünki diğer seçmediğim film nasıldır acaba? Bu film iyi değil.Kesin o daha iyidir.Ben neden onu seçmedim diye film boyunca bunları düşündüm ve hiç zevk almadım açıkcası zehir oldu o 2 saatçik zaman bana ve fark ettim ki ben acemi bir seçiciğim ve ne seçmek istediğimi bilmeden seçim yapıyorum.Ve sonuçunda mutsuz ve huzursuz oluyorum. İşte benim başımdan geçen bu küçücük olay gibi hepimizin başından geçmiştir.İş ortamında,para konusunda ikilemlere yanlış seçimlere ve olumsuzluklar ile karşılaşmışızdır. hepimiz alış veriş yaptıktan sonra keşke diyerini alsaydım demişsinizdir.İşte sizde benim gibi bir acemi seçicisiniz. Yapmadıklarımızı çok düşünüp yaptıklarımızı unutuveriyorsunuz değil mi? Yaptığımızı düşünüp mutlu olmak yerine yapmadıklarımızı düşünüp mutsuz oluyorsunuz değil mi? Neden bunu yapıyoruz bilmiyoruz çünki hep iyisini istiyoruz.Ve hiç bişeyle yetinmiyoruz.Evet bunu hepimiz yapıyoruz.Aç gözlüyüz.En az yaptıklarımız kadar yapamadıklarımızın olduklarını ve bunun normal olduğunu düşünmemiz ve insan olduğumuzu hatırlamamız lazım.Mükemmel değiliz ve olamayız.Mükemmel olduğunu düşünen varsa o bu dünyadan değildir.Eğer bu dünyada yaşıyorsak seçim çok önemli ve olmassa olmazlarımızın arasındadır.Doğru şeçim yapamak ustalık gerektirir.Eğer iyi bir seçimci değilseniz hayat çok zor ve umutsuz olucaktır.